Pandemi ile birlikte çok daha dikkat çektiğimizi biliyoruz. Her yerde kurye, herkesin dilinde kurye. 10 reklamın yarısında kurye. Kurye aşağı kurye yukarı.

İnternet haberlerinin yarısı ülke ise 3 te biri biz olduk. Artık ülkede futboldan çok biz konuşuluyoruz.

30 yıldan fazla meslek mazimizde bu kadar popüler olmak istedik mi tabi ki tartışılır. Biz daha çok fark edilmek istemiştik ancak bu popülerlik bile bize bakış açılarını maalesef değiştirmiyor. Değiştiremiyor.

Şirketler yani reklamlara oluk oluk para akıtan milyon dolarlık markalar, sıra kurye ye gelince tercih haklarını para kazanmak üstüne kuruyorlar. Oysa ki bu şirketlerin müşteri ile aralarında iki bağ var. Biri tamamen sanal telefondaki uygulamaları ve insanlar sürekli parmakla yönetiyorlar. İnternet çekiyorsa sorun  yok, basıyorlar oluyor.

Ya diğeri…

Şirketlerin sahada görünen yüzleri olan kurye ler, en iyi temsil noktalardır. Ve her türlü hava şartında çalışabilmektedirler. Her daim yüzleri güler yüzlü olmalıdır. Kurye teslimatı yapmadan biraz önce kaza atlatmış, yada yol kenarında bir yavru kediyi ezilmekten kurtarmış olabilir. Sizden teslimat bilgisini aldıktan sonra da aynı tempoda yoluna devam edecektir.

Kuryelerin mağduriyetlerini dile getiren diye aratın bakalım internet size ne diyecek.

Bu milyonluk şirketler yatırımlarını yaparken;

Mesela her elemanını en az A2 ehliyetli ve bu ehliyetle en az 2 yıllık tecrübeli olacak şekilde seçse.

Mesela her elemanına Avrupa normlarında gayet kaliteli ekipman verse, ve kullanılmasını zorunlu kılsa!

Mesela Hızlı teslimat yerine elemanlarını seri götürmeye teşvik etse, kural ihlali yapanlara ciddi cezalar uygulasa.

Paket başına ücreti artırsa mesela, ve hız için puanlama yerine süreyi gidilebilecek en uygun zaman olarak belirlese.

Reklamlarda “dakikalar içerisinde!” yalanı yerine, “kuryemizin hayatını tehlikeye atmayacak kadar çabuk!” gerçeğini kullansalar mesela.

Çünkü önce insan olamadıktan sonra profesyonel olmak işe yaramaz..

Gündemin bu kadar önemli yerini teşkil eden kuryelere yeteri kadar değeri vermezseniz, siz zarar görürsünüz.